Dental turizmi 2023’te 300 milyon dolar getiri sağlayacak

İstanbul Diş Hekimleri Odası Denetleme Kurulu ve Sağlık Turizmi Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Cenker Koyuncuoğlu, ülkenin toplam sağlık turizmi gelirinden ortalama yüzde 15 pay aldığı tahmin edilen dental turizmin 2023’te yaklaşık 300 milyon dolarlık bir getiri sağlamasının öngörüldüğünü söyledi.

Uluslararası sağlık turizmine ilişkin AA muhabirine bilgi veren Koyuncuoğlu, sağlık turizminde yıllık 50 milyonluk bir insan trafiğinden söz edildiğini belirtti.

Dünyadaki sağlık turizmi harcamalarının 2021’de 17,35 milyar dolar olduğunu ifade eden Koyuncuoğlu, 2022’de ise bu rakamın 21,42 milyar dolar olduğunu söyledi.

Koyuncuoğlu, her yıl yüzde 21,2 artış ile 2022-2032 yılları arasındaki 10 yıllık projeksiyonla, 2032 yılı için sağlık turizmi harcamalarının 121,8 milyar dolar olacağının tahmin edildiğini kaydetti.

Türkiye’nin sağlık turizminde en çok tercih edildiği branşların başında göz, diş ve saç ekiminin geldiğini vurgulayan Koyuncuoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Uluslararası Sağlık Hizmetleri Anonim Şirketi (USHAŞ) verilerine göre, 2023’ün ilk yarısında Türkiye’ye uluslararası sağlık hizmeti almak için 746 bin 290 kişinin geldiği görülüyor. Bu süreçte elde edilen gelir 1 milyar 33 milyon 942 bin dolar oldu. Yani bu yıl 2 milyar doların üzerinde bir gelir elde edileceği düşünülüyor. Toplam sağlık gelirinden ortalama yüzde 15 pay alan dental turizmin yaklaşık 300 milyon dolarlık bir getiriye sahip olması öngörülüyor.”

Türkiye’nin sağlık turizminde küresel bir marka olma yolunda “Health Türkiye” projesini geliştirdiğini aktaran Koyuncuoğlu, bu projeyle Türkiye’nin sağlık hizmetlerinin kalitesini dünyaya tanıtma ve bu alanda üst sıralara erişmenin amaçlandığını söyledi.

Koyuncuoğlu, sağlık turizmiyle ilgili devletin de çok önemli teşvikler verdiğini vurgulayarak, turist sağlığını ve güvenliğini temel alan önemli stratejiler belirlendiğini anlattı.

“Dünyada diş turizmi 2032’de 24,3 milyar dolar ciroya ulaşacak”

Koyuncuoğlu, dünyada diş ile ilgili sağlık turizmi harcamalarının 2022’de 6,7 milyar dolar olduğuna dikkati çekerek, “Her yıl yüzde 13,6’lık artış ile 2022-2032 yılları arasındaki 10 yıllık projeksiyonda bu gelirin 2032 yılı için 24,3 milyar dolar olacağı tahmin ediliyor.” dedi.

Dental turizm alanında Türkiye’nin rakipleri arasında Macaristan, Hırvatistan, Polonya, Hindistan, Tayland ve Singapur’un bulunduğunu aktaran Koyuncuoğlu, İngiltere, Almanya, Hollanda ve Belçika gibi gelişmiş ülkelerdeki diş hekimlerinin de potansiyel hastalarını kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğunu dile getirdi.

“Kişi başı 3 ila 10 bin dolar ciro elde ediliyor”

Koyuncuoğlu, diş ile ilgili tedavilerin genellikle yüksek maliyetli olduğuna işaret ederek, “Ülkemize gelen diş ile ilgili sağlık turizmi hastalarından kişi başı 3 ila 10 bin dolar ciro elde ediliyor. Bu hastaların temel geliş amaçları implant uygulamaları, lamine, tam porselen, zirkon protezler ile gülüş tasarımı, botoks uygulamaları olarak öne çıkıyor.” diye konuştu.

Dental turizmde Türkiye’nin dezavantajlarına da dikkati çeken Koyuncuoğlu, izinsiz açılan poliklinikler ile diş hekimi olmayan kişilerin açtığı kliniklerin dental turizmdeki kaliteyi düşürdüğünü ve hastaların sağlığını tehlikeye atabildiğini belirtti.

Yabancı uyruklu ve çalışma belgesi olmayan hekimlerin de ülkede hızla gelişmekte olan sağlık turizmi alanını istismar ettiğini aktaran Koyuncuoğlu, kalite ve etik ilkelerden ödün verilerek tıbbi anlamda doğru tedaviler yapılmasının mümkün olmayacağını vurguladı.

“Avrupa’da 6 ayda yapılan tedavi, Türkiye’de daha kısa sürede yapılıyor”

Diş Hekimi Halil Dayıoğlu ise 25 yıldır klinik işlettiğini, aynı zamanda Hollanda, Belçika gibi ülkelerde de dental turizmle ilgili ofisleri olduğunu aktardı.

Dayıoğlu, hastaların daha çok estetik tedaviler için Türkiye’yi tercih ettiğini, aynı zamanda Türk diş hekimlerinin cerrahi ve implant uygulamalarında da oldukça profesyonel oldukları için rağbet gördüklerini söyledi.

Fiyat avantajı nedeniyle Avrupa ülkelerinin genellikle Türkiye’yi tercih ettiğini vurgulayan Dayıoğlu, şöyle devam etti:

“Sadece fiyat avantajı nedeniyle ön plana çıkmak gibi önceliğimiz yok ancak Hollanda, İngiltere, Belçika, Fransa gibi ülkelerde diş tedavi maliyetleri oldukça yüksek. Avrupa’da ayrıca diş hekimi sayıları yeterli değil, randevu almak çok zor. Avrupa’da 6 aya yayılan tedavi, Türkiye’de tıbbi ilkeler gözetilerek 15-30 günde yapılabiliyor. Zira bizim hekimlerimiz hızlı çalışmaya, yoğun iş temposuna ve uzun mesai saatlerine alışkın. Aynı zamanda bizim destek aldığımız laboratuvarlarımız çok ileri düzeyde. Çok hızlı ve profesyonel işler çıkartıyorlar. Vakit gerçekten önemli bir avantaj.”

“Sağlık turizmi için gelenler memnun ayrılıyor”

Dayıoğlu, Türkiye’de çok genç ve profesyonel bir diş hekimi kadrosu olduğunun altını çizerek, “Bu da güzel ve başarılı tedavileri beraberinde getiriyor. Türkiye’de tedavi gören hastaların yurt dışında çevrelerine olumlu referans olması ülkenin de tanıtımına katkı sağlıyor.” dedi.

Türkiye’ye gelen sağlık turistlerinin çok büyük bir kısmının memnun ayrıldığının altını çizen Dayıoğlu, “Ancak Hollanda, İngiltere, Fransa gibi Avrupa ülkelerinin diş hekimleri, hastalarının başka bir ülkeye tedavi için gitmesini istemiyor. Dolayısıyla medyayı da etkiliyorlar ve sürekli Türkiye aleyhinde olumsuz haberler çıkıyor.” ifadelerini kullandı.

Ticari kaygılarla yapılan bazı gereksiz tedavilerin ciddi hukuki problemler doğurduğunu ve ülke hakkında olumsuz propaganda yapanların elini güçlendirdiğini belirten Dayıoğlu, önlem alınmazsa gelecek süreçte bu problemlerin daha fazla öne çıkacağını söyledi.

Özellikle son dönemlerde Orta Doğu ülkelerinden saç ve diş tedavisi konusunda Türkiye’ye yoğun bir ilgi olduğunu aktaran Dayıoğlu, THY’nin çok büyük bir uçuş ağına sahip olmasının bunda etkili olduğunu, Amerika, Kanada ve Avustralya’dan bile hasta geldiğini sözlerine ekledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir